Gökçeada Mavisu Resort Hotel Hakkında

Başlangıç

Gökçeada Mavisu Resort Hotel adanın batı yakasında yani güneşin yurdumuzu terk ettiği en son noktada, tabiat ananın son derece cömert davrandığı Uğurlu koyunda yer almaktadır.

HAKKIMIZDA

Tesisler

Gökçeada Mavisu Resort Hotel konsept olarak yarım pansiyon hizmet veren tesis 130 dönüm alan üzerine kurulu ve denize sıfırdır. 700 metre kum plajına dahil olarak şemsiye, şezlong, duş alanları, 1 adet açık - kapalı alanı ile ana restoran, 1 adet alakart et-balık restoran ve sahil snackbar mevcuttur. Restoranlar tamamen kendi bünyesinde yetişen organik (ekolojik) tarım ürünleri kullanılmaktadır.

Wireless internet erişimi mevcuttur. Konaklama olarak Hotel Daireleri, Bahçe Evleri, Villa Tipi Evlerde, Bungalow Evlerde, Yunus Ev'de veya Suite Daire'de konaklayabilirsiniz. Ege’nin, sizi şaşırtacak kadar eşsiz berraklıktaki denizinin tadını çıkarttıktan sonra özel ada şarabımızı yudumlarken gün batımı seyrinin hazzını yaşayabilirsiniz.

Türkiye’nin en batı ucu, güneşin en son battığı yer: Gökçeada

Su kaynaklarının çokluğu bakımından dünyanın 4’ncü adası olan Gökçeada’ya Kabatepe’den kalkan feribota binerek gidiyoruz. Eski adı İmroz olan Gökçeada’ya ayak bastığımızda konaklama için en uygun seçenek gibi görünen küçük bir sahil kasabası olan Kaleköy’de konaklıyoruz. İlk durağımız çoğunlukla Rum vatandaşların yaşadığı taştan evleri ve minik kahvehaneleri ile meşhur Zeytinköy. Gelmişken Beşiktaşlı Hristo’nun yerinde sakızlı muhallebi yemeyi ve Madam’ın Yeri’nde dibek kahvesi içmeyi ihmal etmiyoruz. Cicirya denilen Rum mutfağına özgü hamur işini de burada tatmak mümkün. İkinci durağımız Tepeköy, 200 yıllık Hagios Haralambos Kilisesi’nin yakınına park edip, yürüyoruz. Adanın en bakımlı evleri bu köyde, sokaklarda dolaşırken Rum vatandaşların konuşmaları bir name gibi kulağımıza takılıyor. 1832 tarihli Evangelismos Teotoku Kilisesi ve eski Rum mezarlığı gezilebilir. 38 yıl yaşadığı İstanbul’dan doğduğu köye dönen Barba Yorgo’nun kurduğu taverna uğranması gereken bir mekân. Ev yapımı taze şaraptan tadıp yolumuza devam ediyoruz. Yolumuz 1960’a kadar 1959 hane ile Türkiye’nin en büyük köylerinden biri olan Dereköy’den geçiyor. Terk edilmiş ve artık yıkılmaya yüz tutmuş evlerle dolu olan Dereköy’de çamaşırhaneyi mutlaka görmelisiniz. Genelde çeşmelerin olduğu yerlere inşa edilen çamaşırhaneler, üstü ahşap çatılı, kapısız, basit yapılar. İçlerinde ocaklar, su kanalları ve çamaşırın üzerinde dövüldüğü yekpare taşlar bulunuyor. Köyde hala çalışan iki kilise mevcut, köyün girişindeki Hagia Marina Kilisesi ve çarşıdaki Koimesis Tis Theotokos Kilisesi. İkisi de 1800’lü yılların başında inşa edilmiş. Gökçeada’nın cennet gibi el değmemiş koylarında denize girmek ayrı bir ayrıcalık. Aydıncık, Laz koyu, Yuvalı, Gizli liman, Yıldız koy, Marmaros denizin keyfini çıkarabileceğiniz koylar. Özellikle sualtı parkı içinde yer alan Yıldız koy, akvaryum gibi denizi ile eşsiz bir seçenek. Gökçeada bir organik tarım cenneti. Organik bulduğunuz her şeyi alabilirsiniz, özellikle zeytinyağı ve kekik. Gökçeada’ya gelmişken mis gibi yabani kekik kokan doğasında özgürce takılan koyun ve keçileri de görmeden olmaz, çocuklar için eşsiz bir manzara.

Hotel Bilgisi
  • Check-in Zamanı: 12:00
  • Check-out Zamanı: 12:00
  • Tüm Üyeler için Ücretsiz WiFi
  • Tüm Üyeler için Ücretsiz Otopark
  • Erken Check-In Mevcut
  • En İyi Fiyat Garantisi
Awesome Image
Hotel Özellikleri
  • Sahil (Şezlong ve Şemsiye dahil)
  • Resturant & lounge bar
  • Su Sporları
  • Jet Ski
  • Deniz Bisikleti
  • Dalış ve Sörf İmkanı
  • Doğa Sporları
  • Dağ Bisikleti
  • Yürüyüş Yolları
  • Çocuk Parkı
  • Futbol ve Plaj Voleybolu
Awesome Image